İletişim

SISU News Center, Office of Communications and Public Affairs

Tel : +86 (21) 3537 2378

Email : news@shisu.edu.cn

Address :550 Dalian Road (W), Shanghai 200083, China

İlgili haberler

Küçük kitapçı


30 December 2018 | By tradmin | SISU

Kitapçı aslında küçük değil. Bir kitapçının büyük mü yoksa küçük mü olduğunu nasıl değerlendiriyoruz? Bu dünyada belirli bir cevap yok. Kitapçıları ziyaret etmeyi hep beğeniyorum, ancak buraya geldiğimden beri pek çok kitapçıyı ziyaret etmedim. Bu bir yazıktır. Ancak yalnızca birkaç kez edindiğim deneyimler, buradaki kitapçı ile yurt içi kitapçı arasındaki farkı yine hissedebilirim.

  Buradaki kitapçı küçüktür. Yani buradaki kitapçıların çoğu küçüktür.

  Türkiye ile Çin arasındaki fark nedir? Türkiye sokaklarında birçok kitapçı olması. Bununla birlikte, bu kitapçılar çok küçük ve çok basittir, çoğu ikinci el kitapçıdır. Aslında ikinci el kitapçıyı seviyorum, çünkü kitaplar farklı insanlar bir araya getiren bir aracılık gibi. Bir kişi bir kitabı satın aldıktan sonra, favori veya profesyonel bir kitap olmadığı sürece, kitabı okuduktan sonra uzun bir süre kitaplıkta saklanması çok muhtemeldir. Bir insan hayatında sadece bir kitap okumuşsa, bu insan zayıf olduğuna dair hiçbir şüphe yoktur. Benzer bir şekilde, bir kitap bir ömür boyu sadece bir kişi tarafından okunmuşsa, o zaman kitap kendini yalnız hissedecektir. İkinci el kitapçı bir kitap için yeni arkadaş arayan bir yer. Belki de Türkler bu hakikati anlıyorlar, belki de ikinci el kitaplar çok ucuza satılıyor. Ama neredeyse burada bir sürü ikinci el kitapçı vardır. Buraya ilk gittiğim kitapçı ikinci el kitapçıydı. Bu kitapçı şehir merkezindeki bir caminin yanında oturuyor. Kitapçı, şehir merkezinde olmasına rağmen küçük bir sokakta bulunmaktadır ve belirli bir işareti yoktur. Bir gün mahallede takıldığımda, göze çarpmayan bu kitapçıyı gördüm. Öğle yemeği yedim ve boş vaktim var diye içeri girdim. Kitapçı çok küçük, 20 metrekare olduğunu tahmin ediyordum, ancak dört büyük kitaplıkla doluydu. Kitapların yerleştirilme sırası karışıktı ve bazıları doğrudan yere yığılıyordu. İçinde sadece bir kitapçı sahibi oturuyordu. Gerçekten her şey eski görünüyor, sadece kitaplar eski değil, sandalyeler, müzik, hatta kitapların anılarıbile eskidir. Kitapçı sahibi tam gün boyunca burada kimsenin olmadığını ve bugünkü dükkanın açılışından beri ilk gelen misafir benim diye söyledi. Kitapçıda altı aylık bir kedi ona eşlik ediyordu. Sahibi selamladıktan sonra buradaki kitabı izlemeye başladım. Kitap çok fazla olduğu için nereye bakacağını bilmiyordum. Patrona gülümserek ‘Bir bakalım, kitaptaki herkes okuyabilir.’ bana söyledi. Diz çöküp yerden bir kitap aldım ve güldüm. Bu kitap zaten herkes bilir ve kitap adı ‘Bin Bir Gece’. Bu çocukken çok sevdiğim bir kitap, Çince baskıyı ne kadar defa okuduğumu bilmiyordum, hatta içindeki hikayelerin çoğunu ezberleyebilirim. Ancak, Türkçe versiyonunu görünce belki biraz egozetki renkler ekleyerek, ilgiyle oturup okudum. ‘Vaktin varsa benimle sohbet edebilirsin.’ Patron siyah çay içerek bana dedi. Belki kitap seven insanlar birbirlerinden etkileneceklerdir. Bir sonraki konuşmada, patron bana geçmişini ve neden bu kitapçıyı açtığını anlattı. Vaktim çok neşe ile geçirdim. Akşam zamanda ayrılmaya hazır olduğumda patron bana şöyle dedi ki, ‘ İsterseniz bu kitabını size hediye olarak verilecek.’ Kitapçıdan çıkıp arkama baktığımda kitapçının gerçekten küçük olduğunu öğrendim, bir kişi, bir kedi ve bir sürü kitap var. Küçücük bu kitapevi, beton yığınının içerisinde ufacık bir tane ot gibi. 

  İkinci kitapçı da şehir merkezinde bulunuyordu, ancak ikinci el kitap satan kitapçı değil. Yukarıdan bahsedilen kitapçıdan farklıdır, bu kitapçı içinde bir aracı nefes yayıyordu. İkinci el kitapçı küçük bir kafede oturan yaşlı bir adama benziyorsa, bu kitapçı şirkette çalışan mükemmel bir genç adamdır. Kaloriferin sıcaklığı kapıya girer girmez hissedilirim ve Ankara’nın soğuğu kışı tam kapının dışında bırakılmış. Buradaki kitaplar özenle düzenlenmiş ve her şey yolunda görünürdü. Latin Amerika edebiyatı, Avrupa edebiyatı, Japon edebiyatı vs. Kütüphanecinin düzenlemesi altındaki kitaplıkta özenle yatıyordu. İnsanlar çok sessiz, özellikle  ayarlanmış bir okuma alanında kitap okuyordu. Haruki Murakami’nin Türkçe versiyonu bir kitabı arıyordum ama bulamadım. Kitabın yeri hakkında sormak için kütüphaneciye gitmek istiyordum ama orda kalabalık olduğunu ve kütüphanecinin önünde uzun kuyrukların olduğunu buluyordum. Kitapçıda uzun bekledim, hatta biraz sıkıcı hissediyordum. En sonda kuyrukta beklemeden vazgeçtim ve kitapçıdan ayrıldım. Bu kitapçıya bakıldığında, küçük değil, ama içinde kalabalık hissediyordum.

  Son yıllarda, yerli kitapçılar giderek daha çok kafe haline geliyordu. Bu kitapçılar özellikle güzeldir, kitaplar özenle düzenlemiştir ve yeni kitaplar satışa sunulduktan sonra ilk önce alınabilirler. Bu kitapçıların, kitapçıda bir kahve dükkanı olan özel bir okuma yerine sahip olmaları özellikle samimidir. İnsanlar bir fincan kahve alabilir ve sonra da kafede oturup rahat bir öğle saati geçebilirdi. Böyle bir sahne İnstargram’a yüklenirse, kesinlikle bunu seven bir çok insan olmalıdır. Ama bana göre, bu kitapçılardaki çoğu, okumak için, daha sosyalleşmek için gider. Böylece güzel kitapçılar yavaş yavaş turistik yerler haline geliyor.

  On yıl önce Çin’de pek çok küçük ikinci el kitapçı olduğunu hatırlıyorum. Fakat şimdi bu küçük kitapçıların yerine güzel kitapçılar gelmiştir. Kitapçı küçük ve eskidir. zaman ilerledikçe devirin bir hatırası olarak kalabilir . Fakat küçücük yer gizli ve kıymetli hatıraları taşıdığı için yinede çok seviyorum.

 

Yazar: Qiu Zhenxiong (Yıldırıım)

Bu link paylaşalım:

İletişim

SISU News Center, Office of Communications and Public Affairs

Tel : +86 (21) 3537 2378

Email : news@shisu.edu.cn

Address :550 Dalian Road (W), Shanghai 200083, China

İlgili haberler